19 Temmuz 2009

Hayatımdaki Renkler

Mavi Pembe Beyaz

Sabahları odamın kapısını gürültüyle açıp “Günaydın Anne!” diyen bu suratta, mavi pembe ve beyaz, en sıcak halleriyle birleşmişler sanki. Berrak beyaz teninde açılan mavi gri gözler başkasında olsa çok soğuk durabilirdi ama gözlerindeki ışıltı ve yanaklarındaki pembe güller, suratının her zaman en sıcak renklerde ışıldamasını sağlar.

Çoğunlukla bana kalan zamana doyamayıp uykumdan çaldığımdan, sabah güneşinden kaçarım. Ama gözüme çarpan ilk yansıma Defne’den gelirse başka. Bu çocuğun suratının ifadesi, sabahları hiçbir güneşin aydınlatamayacağı kadar büyük bir aydınlık verir suratıma.

Pastel mavi, pastel pembe, beyaz…Defne’de birleşince içime verdiği sıcaklık Kırmızı!


Kahverengi Yeşil

Yeşil ve kahverengi sürekli kavga eder gözlerinde. Heyecanlı ise,ağladıysa, ya da sevinçliyse hep yeşil bakar, sinirliyse alttan alttan kahverengi.

Gür kahverengi saçları, güneşin ısrarına dayanamaz, sari ışıltılar kazanır yazın. O kadar ısrarcıdır ki güneşin altında yasamaya, güneş kremleri fayda etmez, kahveye döner bembeyaz teni. Sakin sakin dolaşırken bahçede bir pumaya benzer. Gözlerinin renginin kararsızlığı, bakışlarına, hareketlerine ulaşmaz. Hep ne istediğini, neyin pesinden gideceğini bilen kararlı adımlar. Özgürdür tavırları, engelleri sevmez ama gözleri gözlerime zincirlenir çoğu zaman, karşı koymaz. Bana mi öyle gelir bilmem, hiçbir göz bana bakarken bu kadar aydınlanmamıştır;gözlerime öyle memnun,öyle şefkatli, duru, yeşil yeşil bakar. İşte böyle göz göze geldiğimiz zamanlarda benim içim hep Kırmızı!

16 Haziran 2009

Defne’nin Birinci Yaş Günü







Defne’nin birinci yaş günü, Türkiye seyahatimize rastladığı için, çok sevinmiştik. Tıpkı Yasemin’de olduğu gibi ilk yaş gününü birinci dereceden akrabalarımız ve dostlarımızla kutlama imkanımız oldu.Yaş günü temamız doğal olarak “1. yaş” idi. “Yaşasın ilk yani en zor yılı başarıyla tamamladık!” teması.

Defne’nin birinci yaş günü partisi için, ev sahipliğine Ömür teyzesi talip oldu. Partilerdeki başarısını bildiğimden sevinçle kabul ettim. Böylece bana sadece katılacakları belirleyip davetiye göndermek ve dekorasyon malzemelerini temin etmek kaldı. Dekoratif malzemeleri ve pasta servisinde kullanılacak kağıt tabakları ben yola çıkmadan buradan aldım. Bazı dekoratif malzemeler ise zaten zamanla birikmiş olan parti malzemeleri kutumda hazırdı.








Ömür teyzesi çok güzel bir çay menusu hazırlamış, minikler için renkli düğme şeklinde kurabiyeler yaptırmayı da ihmal etmemişti. Özel birinci yaş günü pastasını ise o sırada Bağ Pastanesi’nde çalışmakta olan Gizem ablası üstlendi. Böylece yediğim ve gördüğüm en güzel pastalardan birisiydi Defne’ninki. 1 şeklinde, badem ezmesi ile kaplı, üzerinde konusuna çok uygun kelebek şekerlemeler olan, çok zarif bir pasta.







Seferi olduğumdan, çocuklara aktivite olarak, boyama takımı ve ipe boncuk dizme seti dışında aktivite hazırlayamamıştım. Zaten birinci doğum günleri genel olarak çocuğun kendisinden çok büyükler için hazırlanan bir kutlama partisi oluyor. Şanslıydım çocukluk arkadaşım Emel, oyun hamuru seti ve yap bozlardan oluşan aktiviteler getirmişti de hep birlikte bol bol oynadılar.




Partinin sonunda hediyeler açılırken Defne’nin keyfine diyecek yoktu. Çocuklar ayrılırken her birine yaşlarına uygun olacak şekilde oyun hamuru, M$M çikolata paketi, çıkartma, toka gibi aksesuarlardan oluşan paketleri verildi. Partide yaptıkları kolye ve bileziklerde bu paketlere ilave edildi. Bu güzel günü bize kazandıran Ömür teyzeye ve konuklarımıza partiden sonra yazılı olarak teşekkür etmeyi unutmadık tabii.









Genelde yaş günü partisi eğer tam doğduğu güne rastlamazsa aramızda özel bir pasta üfleme seremonisi yaparız. Bu hem bize bu önemli olayı sakin, kendi başımıza yaşama imkanı veriyor. Defne ile de asil partiden önce böyle bir kutlama yaptık. Böylece mum yanınca ne yapması gerektiğini de görmüş oldu. Binci yaş pasta üfleme merasiminde Yasemin’de dahil tüm çocuklar içinde gördüğüm en mutlu bebekti. Omur boyu mutluluklar bebeğim.





09 Haziran 2009

Neler Yaptık

Zaman….Her gecen gün daha da hızlandığını düşünüyorum. Herkes için ayni olsa gerek ki ya akmak ya da uçmak fiilleriyle birlikte kullanıyoruz zamanı.Günlük tutarak yakalamaya çalışıyorum anları ama çok da gücüm yetmiyor. İşte gene ne çabuk akmış zaman, her gün düşünmekle birlikte, Şubattan beri ilk kez, yazabiliyorum annelik günlüğüme.

Şubattan beri ne çok değişim yaşadık. Çoklar, çünkü bebeklerimizin büyüme hızıyla hayatımızda değişiyor. Onların ihtiyaçları doğrultusunda yeni yeni yönlere doğru akıyoruz sürekli, değişiyoruz.

Aslında sene başında her gecen yılın muhasebesini yapıp, yeni yıl için amaçlar belirlemeye çalışırız ya, ben iste bu sene bunun sadece annelik bölümüne konsantre bir şeklini yapmak istemiştim. Düşündüm de neden şimdi yapmayayım. Gecen yazdan bu yaza neler yaptık? Hepsini simdi bitiremem ama fırsat buldukça genel başlıklar halinde yazacağım.

Yaz dönemine başlangıçı, düğme gözlümün yani Defne’min doğum günü olan Mayıs 23 olarak kabul edersem, aslında bizim için çok önemli bir gün olan Defne’nin birinci yaş günüyle başlamalıyım anlatmaya.

23 Şubat 2009

Oyun Günleri




Son zamanlarda günlerimizi misafir ağırlayarak geçirdik. Uzun süren yağmurlu soğuk günlerin, çocukların iyice bunalmasına sebep olması ve sonuçta da evde büyük kavgaların yer almaya başlaması, Yasemin’in kız kardeşine gittikçe daha sert davranması, beni bir çözüm arayışına itti. Sonra denemeye değer diye düşünerek evde bir seri oyun günü düzenlemeye karar verdim.

Tam taşınma surecinin içinde Yasemin’ in bir iki sınıf arkadaşına oyun günlerine çağrılmıştık. Yasemin’de hemen kendi davetlerini vermek istemiş ama durumumuzun müsait olmamasından dolayı bugünlere kadar ertelemiştim. Önem verdiğim şeylerden birisi çocuklarıma verdiğim sözlerimi mutlaka tutmak, bu konuda hem onların güvenini kazanmak hem de doğru olan hakkında iyi bir örnek olmak. Bir diğeri de onların isteklerini dinlemek, makul olanları yerine getirmek. Yasemin’ in sevdiği arkadaşlarını evine davet etmek istemesi ve odasını göstermek istemesi, saygı duyulması gereken bir istek. Ona bu konuda yardımcı olarak onun isteklerinin bizim için önemli olduğunu göstermek, onda kendi değerinin bilincini yerleştirecek. Onda daha güçlü bir kişilik geliştirecek. Ne kadar çocuk da olsalar her zaman saygıyı hak ediyorlar benim gözümde. Zaten saymadığınız çocuklardan nasıl saygı bekleyebilirsiniz ki? Ya onlar nasıl kendi değerlerini bilip, toplum içinde kendilerini ifade edebilirler?

Neticede Yasemin muradına erdi. Uzun zamandır odasını, yeni evini, oyuncaklarını göstermek istediği arkadaşlarını evinde ağırladı. Tek başına oynamak dahi istemediği oyuncaklara arkadaşlarının gösterdiği ilgi, onunda ilgisini arttırdı. Arkadaşları gittikten sonra bile o oyuncakların başında çok zaman geçirmeye devam etti. Kardeşiyle ilişkisinde bir mucize gerçekleşmese de, ciddi bir düzelme oldu. Arkadaşlarının kardeşine gösterdiği ilgi onunda Defne’yi yeniden değerlendirmesini ve yavaş yavaş onunda bir oyun arkadaşı olmaya başladığını görmesini sağladı. Yani bu yoğun oyun günlerinden bize beklediğim üzere çok pozitif değerler kaldı.

Yasemin hızını alamayıp, yeni parti fikirleriyle , davetli listeleriyle taleplerde bulunmaya devam ediyor. Ne diyebilirim, annesinin kızı!

05 Şubat 2009

Kağıt Tabaktan Hayvanlar




Yasemin’in okulunda birkaç haftadır yaptığı kağıt tabak ve bardaktan hayvanlar çok hoşuma gitti. Yaş günleri, oyun grubu toplantıları ya da boş zamanlarda güzel bir aktivite olur diye düşünüyorum. Hem malzemeleri kolayca elde edilebiliyor, hem de yaratıcılığı sınırlamıyor. Makas, kağıt tabaklar, boya kalemleri , tutkal ve biraz hayal gücü tüm ihtiyacı karşılıyor. . Düşünsenize bir kağıt tabak elinize alıp bunu nasıl bir zürafaya, aslana ya da kaplumbağaya dönüştürebiliriz diye düşünmek bile yeterince eğlenceli olabilir.




LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...